Ebeveynlik

Baba Olmanın Zorlukları

Kızımın doğduğu günü asla unutmayacağım.

Telefonum çaldığında karşımda çaresiz biri vardı. Bu benim karımdı.

“Sevgilim, sanırım kasılmalar yaşıyorum.”

“Gerçekten mi? Yoksa? çok yakın mı hissediyorsun? ”

“Bir dakika şimdiyine oldu”

Bir süre geçtikten sonra

“Ne sıklıkta geliyor?”

“Yaklaşık her 5 dakikada bir…”

İşten aceleyle çıktım o sırada babam eşimi hastaneye götürdü ve her şey yolundaydı. Ta ki doktor bize kızımın hala makat pozisyonda olduğunu ve doğumun sezaryen ile olmasının gerektiğini bildirene kadar. Bu eğlenceli bir sohbetti, “Bebeğinizi bu makat pozisyonunda doğurabilirim, ama bir bacağı yukarı ve bir bacağı aşağıda ve bu süreçte eşinizi ve çocuğunuzu kaybetme riski var. Daha güvenli bir işlem olacağını düşündüğüm için sezaryen yapmamızı öneriyorum. ”

Bunu bile hiç düşünmedim ve 2 saat sonra kızım sezaryen ile doğdu.

O çıkık bir kalça ile doğdu. Kadın doğum uzmanı bacağını vücudundan uzaklaştırmak zorunda kaldığı ölçüde tekrar yerine geri yerleştirebildi. Neyse ki, ertesi gün bir ultrason incelemesinde, kalça tamamen stabilize olmuş ve başka bir işlem yapılması gerekmiyordu.

Ancak, ilerleyen günler bizim için iyi gitmedi. Eşimin sezaryen doğumuyla daha karmaşık hale gelen süreç başladı. İyileşmesine yardımcı olmak için gece besleme görevini üstlendim. Eşim, kızımın geceleri beslenmesi için yeterli süt sağlandığından emin olmak için gün boyunca düzenli olarak süt sağmaya çalıştı.  Bu zamanın tadını çıkardım; Ben ve kızım için harika bir bağ kurma fırsatıydı. Ama aynı zamanda yorucuydu.

Annelerin bir bebeği olduğunda doğum izni aylarca uzayabilir. İiki haftalık babalık iznim bittikten sonra  2 hafta normal iznimi kullanıp işime geri döndüm. Eşim hala iyileşme dönemindeydi, kızım dört haftalıktı ama ben ayrılmak zorundaydım.

Dört yıl ileri gidiyorum ve şimdi kendimi 2 çocukla buluyorum; kızım dört yaşında ve 18 aylık bir oğlum var. Şu anda yaz tatilinin ilk günündeyiz ve bir tren istasyonunda yürüyen merdivenle aşağı inerken oğlum kollarımdan düştü.

Şimdi bile, bu olaydan 4 yıl sonra kendimi o günleri yaşarken buldum.

Kollarımdan düştü. Kollarım onun güvenli olduğu yerdi. Yürüyen merdiven basamaklarının köşesine kafasını vurdu ve alnına 26 dikiş atıldı.

Çocuk yetiştirmek söz konusu olduğunda herkes için zaman zorluklarla geçmiştir. Biz her zaman onlara en iyisini sunmak istiyoruz.. Bu mutlu ortamı sağlayabilmemizin bir yolu da, kendi ruh sağlığımızı iyi tutmaktır.

Mesele şu ki, baba genellikle kolayca gözden kaçabilliyor. Baba işe giderken evde kalan anne babanın da bu ailenin bir parçası olduğunu unutabiliyor.  Babalar ayrıca doğum sonrası depresyon yaşayabilirler. Ya da doğum öncesi depresyon. Veya kaygı.

Eğer bu durumu yaşayan  bir baba iseniz, profesyonel birisiyle konuşmanızı öneririm.

Çocuklu Aile

Çocuklu aileye dair her şey...

İlgili Makaleler

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu